Ümit Kalko - Mektebim Okulları



ÜNİVERSİTE SINAVINA GİRECEK ÖGRENCİLER SINAV ÖNCESİ VE SINAV SONRASINDA NE YAPMALI, VELİLER SINAVA GİRECEK ÖĞRENCİLERE NASIL YAKLAŞMALI



Ebeveynleri olarak hiçbirimiz çocuklarımıza kaygılanmayı öğretmek istemeyiz. Başarılı olmalarını, gelecekte iyi bir işe sahip olmalarını, mutlu olmalarını isteriz. Doğal olarak çocuklarımız da bunları isterler. Ancak sınavlar her zaman içinde başarısız olma ihtimalini de barındıran durumlardır ve sınav öncesinde yaşanan kaygının en büyük nedenlerinden biri de aslında sınav sonrasında yaşanacak durum ve/veya durumların belirsizliğidir. Çocuklarımız girdikleri sınavların nasıl geçeceğini, sınav sonucuna göre önceden belirledikleri hedeflerine ulaşıp ulaşamayacaklarını düşünür, hatta bu düşüncelere gelecekteki yaşamlarının nasıl olacağıyla ilgili belirsizliklerin de eklenmesiyle başetmekte zorlandıkları bir sınav kaygısı yaşarlar. Bu kaygı durumu elbette biz ebeveynlerde de görülebilir. Haliyle çocuklarımız üzerinde bir denetleme, yaptıklarını takip etme, sürekli okul yaşamlarının kritiğini yapma ve akademik başarılarını eleştirme gibi sınava hazırlanan genci daha da kaygılandırabilecek ekstra durumları farkında olmadan yaratabiliriz.



Şüphesiz ki çocuklarımız için en önemli şey onların ruhsal ve bedensel sağlıklarının iyi olmasıdır. Herşeyden önce onları anlamaya çalışmak ve onları tanımak için çaba sarfetmek, onlardan kapasitelerinin üzerinde bir başarı beklentisi içinde olmamak, asıl ihtiyaçları olan sevgi ve ilgiyi doğru şekilde verebilmek adına çok önemlidir. Yaş dönemi özellikleri nedeniyle zaten yaşadığı dünyayı anlamlandırma çabası içinde olan gencin ruhsal durumu, bir de üzerine üniversite sınavına hazırlanırken yaşadığı kaygılar ve gerginlikler de eklenince daha da bozulabilecek ve sınav öncesinde, sınav sırasında hatta sınav sonrasında hissettiği kaygıyı katlayarak artıracaktır.



Anne ve baba olarak bizlere düşen en büyük görev yaşamlarının daha baharında bu zorlu yaşam sınavlarından geçmekte olan gençlerimize duygusal açıdan taşıyabileceklerinden daha fazla yük yüklemeden, gösterdikleri çabayı takdir ederek, önceki başarılarını hatırlatmak, onlara duyduğumuz sevginin hiçbir koşula bağlı olmadığının bilinciyle yaklaşmak olmalıdır.