Ümit Kalko - Mektebim Okulları



OKUL SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR VE VELİLERİN EĞİTİM SÜREÇLERİNE KATILIMININ ÖNEMİ



Hangi yaşta olursa olsun öğrenci için yeni bir okula başlamak öğrenim hayatı için çok önemli bir dönüm noktasıdır. Gerek Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul veya Lise olsun gerekse Üniversite olsun, aslında hayat boyu sürecek olan öğrenim sürecinin ilk adımları olan Temel Öğretim ve Orta Öğretim dönemindeki çocuk ya da genç için okula başlamak yepyeni bir dünyaya adım atmaktır. Hangi kademe olduğu önemli değil, çocuk ya da genç içinde olduğu yaş dönemi özelliklerine göre yeni başladığı okulda kendini daha iyi ifade etmeyi öğrenecek, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal özelliklerini geliştirecek ve kişisel gelişimi için çok önemli yetkinlikler kazanacaktır.



Tüm bu okul hayatı boyunca sadece çocuk ya da genç değil, ebeveynleri de birçok yetkinlik ile çocuk ve genç eğitiminde yeni yeni öngörüler kazanıyor olacaklardır. Okul öncesinden üniversite eğitimine kadar olan süreçte biz eğitimcilerin aklına ise iki temel soru gelmektedir. ‘Ebeveynler çocuklarının yaş dönemi özelliklerine göre fizyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimleri için yeterli bilgiye sahipler mi?’ ve ‘Sahip oldukları bu bilgiyi çocuklarının eğitimi için okul seçerken ne kadar etkili kullanabiliyorlar?’



Günümüzde ebeveynler çocuklarını çok fazla kendilerine bağımlı şekilde yetiştiyorlar. Bu durum kısa vadede çocukların içindeki doğal merak ve keşfetme güdüsünü körelttiği gibi uzun vadede ise çocukların ve gençlerin yaşam becerilerinin düşmesine neden olmaktadır. Biz eğitimciler olarak üstlendiğimiz misyon çocuklarımızın geleceğini en iyi biçimde şekillendirmekse eğer, ebeveynlerinin okul seçiminde de dikkat etmeleri gereken noktaların başında okul öncesi dönemden başlayarak Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’deki ‘Her çocuğun dinlenme, boş zamanlarını değerlendirme, oynama, yaşına uygun etkinliklerde bulunma, kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkı vardır.’ maddesine uygun şekilde çocukların öğrenme süreçlerine aktif olarak katılımlarını destekleyen, yaparak ve yaşayarak öğrenebildikleri, içlerindeki doğal keşfetme arzusu ile kendi etkinliklerine ve gözlemlerine dayalı olarak yargıya varabilmelerini sağlayan, öğrenmeyi öğrenme niteliğini kazanabilecekleri bütünsel bir yaklaşımla edindikleri yetkinlikleri kullanarak eleştirel düşünebildikleri ortamları sağlayabilen okullar gelmelidir.



Tüm eğitim süreci boyunca anne ve babanın çocuklarını nasıl gördükleri, çocuk ve genç eğitimini nasıl algıladıkları, en önemlisi çocuklarından ve okuldan neler bekledikleri önemlidir. Ebeveynlerin beklentileri çocuğun ve gencin eğitim süreçlerini ve okul başarısını doğrudan etkileyen etmenlerin başında gelmektedir. İşte bu noktada aile ile okul işbirliği çok önemlidir. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki aile okul ile işbirliği içerisinde olduğunda öğrencinin okul başarısı artmaktadır. Velilerin eğitim süreçlerine katılımlarının ve destekleyici yaklaşımlarının çocuk ve gencin okula karşı olan algısı ile akademik başarısını ve okul içindeki tutum ve davranışlarını olumlu etkilediği, aynı zamanda akran ilişkilerinde çok daha başarılı olmalarını sağladığı artık bilinen bir gerçektir.